Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) infak etmedikçe asla birre (hakiki iyiliğe) eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz ki Allah onu bilir.
(Âl-i İmrân sûresi-92)
Bir Hadis
Ebû Abdurrahman Avf İbni Mâlik el-Eşcaî (r.a) şöyle dedi: Biz dokuz, veya sekiz yahut yedi kişilik bir grub Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanında oturuyorduk. Bize: Allah'ın elçisine bîat etmez misiniz buyurdu. Oysa biz, yeni bîat etmiştik. Bu sebeple: Ey Allah'ın Resûlü Biz sana bîat ettik ya dedik. Sonra tekrar: Allah'ın elçisine bîat etmeyecek misiniz buyurdu. Bu defa bîat için ellerimizi uzatarak: Ey Allah'ın Resûlü! Biz sana bîat etmiştik. Şimdi ne üzerine bîat edeceğiz dedik. Allah'a kulluk edip Ona hiçbir şeyi ortak koşmamak, beş vakit namazı kılmak, itaat etmek sesini alçaltarak bir cümle söyledi ve kimseden bir şey istememek üzere bîat edeceksiniz! buyurdu. Avf İbni Mâlik diyor ki: Yemin ederim ki bu gruptan bazılarını görürdüm; kamçısı yere düşerdi de kimseden onu kendisine vermesini istemezdi. Müslim, Zekât 108. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Zekât 27; Nesâî, Salât 5; Bîat 18; İbni Mâce, Cihâd 41
Bir Dua
Bismillahirrahmanirrahim
`Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem
azabından koru!` - Âl-i İmrân Suresi-191
Hikmetli Söz
Mutluluk tamamıyla
gönül işidir. Ve
içimizdedir. Onu kendi
içimizden başka bir
yerde sanıp aramak
ve mutluluğu sırf
servet, güç ve şöhrette
görmek çölde serabı su
zannetmektir.