Kim kendisine hidayet (dosdoğru yol) apaçık belli olduktan sonra Resule karşı gelir (muhalefet ederse) ve mü`minlerin yolundan başka bir yola tâbi olursa, onu döndüğü (batıl) yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir varış yeridir orası.
(Nisâ sûresi-115)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet edilmiştir: (Mekkeden Medineye) hicret eden (Müslüman)ların fakirleri, Resulullah (s.a.v.)'e gelip: Varlıklı müslümanlar cennetin en yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler. Bizim kıldığımız namazları onlar da kılıyorlar. Tuttuğumuz oruçları onlar da tutuyorlar. Fazla malları olduğu için hac ediyorlar umre yapıyorlar cihad ediyorlar ve sadaka veriyorlar, fakat biz veremiyoruz dediler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): Sizden önde gidenlere yetişebileceğiniz, sizden sonra gelenleri geçebileceğiniz, sizin yaptığınız gibi yapanlar dışında hiç kimsenin sizden daha üstün olamayacağı bir şeyi size bildireyim mi buyurdu. Sahabiler: Evet (bildir) Ey Allah'ın Resulü dediler. Resullullah (s.a.v.): Her (farz) namazın ardından otuz üç defa Allah'ı tesbih, tahmid ve tekbir getirirsiniz buyurdu. Bu hadisi Ebu Hureyreden rivayet eden Ebu Sâlih der ki: Resulullah (s.a.v.)'e bu zikirlerin nasıl okunacağı sorulunca Peygamber (s.a.v.): Her birinden otuz üçer defa olmak üzere «Subhânallah», «el-Hamdülillah», «Allâhu Ekber» dersiniz diye cevap verdi. Buhârî Ezan 155 Deavat 18 Müslim Mesacid 142 (595)
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Allah'ım Kötü ahlaktan nefsani arzulardan kötü işlerden ve ayıp şeylerden beni uzaklaştır. (İbn Hibbân Edıye No: 960)
Hikmetli Söz
Ne zaman gökyüzüne bir nefes, bir dua gönderdin de ardınca ona benzer bir iyilik gelmedi. Celaleddin-i Rumî