Bismillahirrahmanirrahim
Allah ve Resûlü, bir işte hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için (artık) o işte başka tercih (seçme) hakkı yoktur.
Ve kim Allah'a ve Resûlü'ne isyan ederse, artık elbette o, apaçık bir dalalet ile sapmıştır. Ahzâb sûresi-36
Bir Hadis
Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine göre;
Hz.Nebî (s.a.v), gece ayakları şişinceye kadar namazı kılardı. Âişe diyor ki, kendisine:
Niçin böyle yapıyorsun ey Allah'ın Resûlü Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek hatalarını bağışlamıştır, dedim.
Şükreden bir kul olmayı istemeyeyim mi buyurdu.
Buhârî, Tefsîru sûre 48, 2; Müslim, Münâfikîn 81
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur Allah'ım Seni zikretmek, nimetlerine şükretmek ve sana en güzel biçimde ibadet etmek konusunda bana yardım eyle. (İbn Huzeyme Duâ 751)
Hikmetli Söz
ELHAMDÜLİLLAH
Büyük fıkıh âlimi ve Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife, ilmî faaliyetlerinin yanı sıra ticaretle de iştigal ederdi. Bir gün talebelerine ders verirken adamın biri telaşla yanına geldi ve “Ya İmam, gemin battı.” dedi. Ebu Hanife’nin ticari mallarını taşıyan gemiyi kast etmişti. O, bu habere: “Elhamdülillah” dedi. Adam çekip gitti ve tekrar yeni bir haberle çıkageldi: “Ya İmam, yanlışlık oldu, batan gemi senin değilmiş.” dedi. Bu habere de aynı cevabı verdi İmam ve: “Elhamdülillah” dedi. Haberi getiren adam hayrete düştü. Biri kötü
diğeri iyi, iki haber getirmişti ve büyük âlim Ebu Hanife ne sevinç ne de üzüntü alameti gösteriyordu. Şaşkınlıkla sordu: “Ya İmam, her iki habere de ‘Elhamdülillah’ dedin. Bu nasıl hamd etme böyle? İmam-ı Azam: “Sen gemin battı diye haber getirdiğinde kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah’a hamd ettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde, dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Bu hâli bana bahşettiği için de Allah’a şükrettim.”