Kendilerine apaçık beyyineler (belgeler) geldikten sonra, tefrikaya (ayrılığa) düşüp ihtilaf edenler (ayrılanlar) gibi olmayın.İşte onlar için azim (büyük) bir azap vardır.
(Âl-i İmrân sûresi-105)
Bir Hadis
Cüveyriye (ra) anlatıyor: Peygamberimiz (s.a.v) bir gün sabah namazını kılmak üzere erkenden yanımdan çıktı. Daha sonra kuşluk vaktinden sonra geri döndü. Cüveyriye hâlâ oturuyordu. Allah Rasûlü (s.a.v) Hâlâ yanından ayrılırken seni bıraktığım durumda mısın diye sordu. Cüveyriye: Evet deyince, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: Andolsun senden (ayrıldıktan) sonra dört kelimeyi üç defa tekrarladım. Eğer bunlar sabahtan beri senin söylediklerinle tartılacak olursa hiç şüphesiz benim söylediklerim seninkilerden ağır basacaktır. (Söylediklerim şunlardır):
(سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِِهِ ورِِضَا نَفْسِهِِ وَزِِنَةَ عَرْشِِهِ وَمِِدَادَ كَلِمَاتِهِ) (Yarattıklarının sayısınca, zatını hoşnut edecek kadar, arşının ağırlığınca ve kelimeleri sayısınca yüce Allah`ı hamd ile tesbih ederim. (Müslim 4/2090 Tirmizî, 5/556)
Bir Dua
“Allah’ım! Açıklarımı ört, korkularımı gider ve bana güven ver. Allah’ım! Ayıplarımı ört ve korkularımı gider.” (Hâkim, Deavât, No: 1902, I, 517)
Hikmetli Söz
Ey Âdemoğlu! Bilmiş
ol ki, ruhunu almakla
vazifeli olan melek
ecelin geldiğinde seni
bırakıp da başkasına
gitmez. Sanki her
an sana gelecekmiş
gibi ölüme hazır ol.
Gafil olma, çünkü sen
unutulmuş değilsin.
- Hz. Osman (r.a.)