Hep birlikte Allah'ın ipine (vahye) sımsıkı sarılın. Tefrikaya (ayrılığa) düşmeyin. Ve Allah'ın sizin olan nimetini düşünüp hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz de O kalplerinizin arasını ısındırdı ve siz O`nun nimetiyle kardeşler haline geldiniz. Yine siz tam ateş çukurunun kenarındayken oradan sizi kurtardı. İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklıyor Umulur ki hidayete (dosdoğru yola) gelirsiniz.
(Âl-i İmrân sûresi-103)
Bir Hadis
Hz. Âişe r.ha'den Allah Resulu (s.a.v)`in Mekke döneminde de aşûre orucu tuttuğu anlaşılır. Cahiliye devrinde Kureyş, aşûre gününde oruç tutardı. Hicretten önce Hz. Peygamber de (s.a.v) aşûre orucu tutardı. Medine`ye hicret ettikten sonra bu oruca devam etti; ashabına da tutmalarını emretti. Ertesi yıl, Ramazan orucu farz kılınınca, aşûre günü orucunu bıraktı, isteyen bu orucu tuttu, dileyen de bıraktı. (Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarîh, VI, 307, 308)
Bir Dua
“Allah’ım! Peygamberin Hz. Muhammed (s.a.s.)’in senden istediği hayırlı şeyleri biz de senden istiyoruz. Yine Peygamberin Hz. Muhammed (s.a.s.)’in sana sığındığı şeylerden biz de sana sığınıyoruz.” (Tirmizî, Deavât, 94)
Hikmetli Söz
Akrabalarına saygılı davran; zira onlar kendileriyle uçtuğun kanatların ona varacağın kökün, kendisiyle hamle yapacağın elindir. - Hz. Ali (r.a.)