Bismillahirrahmanirrahim De ki: "Ben, sadece bir uyarıcıyım. Tek (ve) kahhar olan Allah'tan başka bir İlâh yoktur." Sâd sûresi-65
Bir Hadis
Ebû Saîd Sa’d İbni Mâlik İbni Sinân el-Hudrî radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Medineli Müslümanlardan bir kısmı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler tükenince onlara şöyle hitab etti:
“Yanımda bir şeyler olsaydı, onları sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli davranırsa, Allah onun iffetini arttırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiç bir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lutufta bulunulmamıştır.”
"Bilmiş ol ki¸ insanlarla iyi geçinmezsen onlar sana düşman kesilirler. Anan¸ baban bile olsa senden hoşlanmazlar. Akrabandan olmayan bir cemaatle iyi geçinirsen sana ana baba olurlar.
Denemedikçe kimsenin dostluğuna güvenme. Alçak ve hasis olan kimseyle dost olma. Sefihler düşüp kalkma. Hoş geçin. Sabırlı ve tahammüllü ol. Güzel ahlaklı¸ geniş yürekli¸ derya gönüllü ol. Elbisen temiz¸ ve yeni olsun. Binek atın iyi olsun. Güzel kokular kullan…Yemek yedirmekte çok cömert ol¸ herkesi doyur. Bil ki bahîl ve cimri kimse asla başa geçip efendi olamaz.” Halkın ahvalini araştırıp öğrenen adamların olsun. Bir fitne ve fesat duydun mu onu ıslaha koş. Bir yerde salaha yüz tutmuş iyi işler duydun mu onları da arttır. Seni ziyaret edenleri de, etmiyenleride sen ziyaret et. Sana ister iyilik yapsınlar ister kötülük, sen herkese daima iyilik yap. Her vakitte iyilikte bulun. Affet, bazı şeylere gözyum. Sana eziyet veren şeyi terket, hakkı yerine getirmeğe çalış. Arkadaşlarından hastalananları kendin ziyaret et. Göremediklerinin ahvalini soruştur. Sana gelmeyenlerle sen alakadar ol…
(Ebu Hanife, M. Ebu Zehra s.177 Osman Keskinoğlu Ankara 1972)