Eğer yeryüzünde olanların tamamı ve bununla birlikte bir misli daha zalimlerin olmuş olsaydı kıyamet günü o kötü azaptan (kurtulmak için) mutlaka bunları fidye olarak verirlerdi. Halbuki onların hiç hesaba katmadıkları şeyler Allah`tan kendileri için (artık) karşılarına çıkmıştır.
(Zümer sûresi-47)
Bir Hadis
Ebu Musa (r.a)`dan, Rasûlüllah`ın (s.av.) şöyle buyurmuştur; Her müslümanın sadaka vermesi gereklidir` buyurdu. Sahabilerden biri: Ya imkân bulamazsa ne tavsiye edersiniz dedi. Elleriyle iş görür, kazanır, hem kendisine faydalı olur, hem de sadaka verir` buyurdu. O sahabi: Eğer elinden gelmezse ne dersiniz dedi. Güç durumdaki bir zavallıya yardım eder` buyurdu. Sahabi: Buna da muktedir olmazsa neyi münasib görürsünüz dedi. İyiliği (veya hayrı) emreder` buyurdu. Sahabi: Şayet bu kadarını da yapamasa ne buyrursunuz dedi. Rasûlüllah (s.av.) ona: Nefsini kötülükten alıkoyar bu da bir sadakadır buyurdu. Buhârî ve Müslim
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Rabbim Bütün işlerimdeki ölçüsüzlüğümü cahilliğimi ve hatamı bağışla Sen bunları benden daha iyi biliyorsun. (Buhârî Deavât 60 Müslim Duâ 70)
Hikmetli Söz
Malım, mülküm,
servetim, hepsi evde
kaldı,
Eşim, dostum,
akrabam, geçtiğim
yolda kaldı,
Dostlarımdan birisi,
benden hiç ayrılmadı,
Allah için yaptığım
iyilikler bende kaldı.
- Hacı Bektaş-ı Veli