Gerçek şu ki bunlar acil (çabuk) geçmekte olanı (dünyayı) seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır (zor) bir günü (ahireti) bırakıyorlar.
(İnsan sûresi-27)
Bir Hadis
Ebû Sirvea veya (Servea) Ukbe ibn Hâris (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Medinede Hz. Peygamber (s.a.v.)`in arkasında bir gün ikindi namazı kılmıştım. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) selam verip namazı bitirdi ve hızlıca yerinden kalktı, safları yararak hanımlarından birinin odasına gitti. Cemaat Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bu telaşından endişe ettiler, fakat Hz. Peygamber (s.a.v.) kısa zamanda döndü geldi. Kendisinin bu acele davranışından dolayı cemaatin meraklanmış olduğunu gördü ve şöyle buyurdu: Evimizde birazcık altın ve gümüş parçacıkları vardı. Namazda onu hatırladım, Allah'ı düşünmek ve ibadetlerimden beni alıkoymasını istemedim ve hemen gidip dağıtılmasını emrettim.
(Buhârî, Ezan 158
Başka bir rivayette ise: Sadaka malından evde bir parça altın ve gümüş bırakmıştım da bu gece onların evde kalmasını uygun görmedim. Buhârî, Zekat-20
Bir Dua
Bismillahirrahmanirrahim “Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Hiç kuşku yok sen her şeye kâdirsin.” Âl-i İmrân sûresi
Hikmetli Söz
Kötü bir işin en güçlü şahidi vicdanımızdır. - Hz. Ömer (r.a)