Yoksa tevbe kötülükleri (günahları) yapıp edip de (sonra) onlardan birine ölüm gelince "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler ile kafir olarak ölenler için yoktur İşte böyleleri için elim bir azap hazırlamışızdır.
(Nisâ sûresi-18)
Bir Hadis
Ebud-Derdâ (ra)'dan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v), sahabilerine: Dikkat edin ki Size amellerinizin en hayırlısını melikiniz olan (Allah) katında en çok beğenilen, (cennetteki) derecelerinizi en çok yükselten, altın ve gümüşü (Allah yolunda) vermekten size daha sevablı olan ve düşmanınıza rastlayıp da boyunlarını vurmanız (gazi olmanız) ile düşmanınızın sizin boyunlarınızı vurmasından (şehit edilmenizden) daha üstün işi haber vereyim mi buyurdu. Sahabiler: Evet dediler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.) Allah'ı anmaktır buyurdu. (Tirmizî, Deavat 6 (3377); İbn Mâce, Edeb 52 (3790); Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, VI/446, Hâkim, el-Müstedrek, I/496)
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: Allah'ım Hatalarımı kar ve soğuk su ile temizle kalbimi hatalardan beyaz elbiseleri kirlerden temizlediğin gibi temizle benimle günahlarımın arasını doğu ile batı arası kadar uzaklaştır. (Buhârî Deavât 38 4345)
Hikmetli Söz
PABUCU DAMA ATILMAK
Bugün, bir atalar sözü olarak dilimize yerleşmiş olan "pabucu dama atılmak" deyimi, Âhilik'ten kalma bir güzellik...
Âhilik geleneğinin devamı olan Osmanlı esnaf teşkilâtı, son derece sağlıklı işleyen bir kuruluştu. Bu sistemde, her esnaf birliğinin bir kethüdası bulunur, bu kethüda, o meslek dalının inceliklerini, kanunlarını, yönetim biçimini iyi bilir, esnafın çalışma düzenini ve dürüstlüğünü denetlerdi.
Esnaf ile kethüda arasında, yiğitbaşı denilen bir kişi bulunur, sanatında hile yapanlar olursa, yiğitbaşı tarafından tesbit edilerek kethüdaya bildirilir ve gerekli cezai işlem başlatılırdı. Yani bugünün TSE kontrolörlüğünün benzeri bir yapılaşma.
Herkesin meslek ahlâkına özen göstererek çalıştığı o dönemde, yanlışlık yapanlar da olurmuş. Yapılan bir çarık, çabuk sökülen yahut delinen ayakkabı sebebiyle şikâyet olursa, kethüda çarıkçılar yiğitbaşını çağırıp tahkikat yaptırır ve eğer bir îmâlât hîlesi söz konusu ise ilgili usta çağırılır, esnafın ileri gelenleri, yiğitbaşı ve diğer meslek temsilcileri huzurunda kethüda tarafından tekdir edilir. Aldığı ücretin müşteriye geri verilmesi sağlanır ve dava konusu olan ayakkabı da kullanılmamak için dama atılırdı.
Bir esnafın yaptığı ayakkabının dama atılması, o usta için büyük ayıp olup meslekteki şeref ve îtibârını sıfırlar ve müşterisinin azalmasına yol açardı. Bu uygulama, bütün esnaf teşkilatı için bir genelleme niteliğinde olup birisi hakkında "pabucu dama atıldı" denilmesi, artık o meslekten ekmek yemesinin zor olduğuna işaret sayılıp esnafın titiz çalışması temin edilmiş olurdu.