Hoşunuza gitmediği halde kıtal (savaş) sizin üzerinize yazıldı. Olur ki bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki bazende sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Allah bilir siz bilemezsiniz.
(Bakara sûresi-216)
Bir Hadis
Bayram namazından sonra sadaka vermek de Resulullah (s.a.v) üzerinde önemle durduğu hususlardan biridir. Bu konudaki hadis-i şerifin meali şöyledir: İbni Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (s.a.v) Ebu Bekir, Ömer ve Osman ile birlikte Ramazan Bayramı namazında hazır bulundum. Bunların hepsi de namazı hutbeden önce kıldırır, sonra da hutbeyi okurlardı. Bir defasında Resulullah (s.a.v) hutbeden sonra minberden aşağıya indiğini, cemaatin dağılmaması için eliyle "oturun" işareti yaptığını görür gibiydim. Sonra yanında Bilâl olduğu halde, erkeklerin saflarını yara yara kadınların bulunduğu yere geldi. Resulü Ekrem: "Ey Peygamber İnanmış kadınlar, Allah´a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlerini kabul et ve onlar için Allah´tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir" (Mümtehine Suresi, 12) âyetini okuduktan sonra kadınlara: "Sizler bu biat üzere sabit misiniz" diye sordu. İçlerinden kim olduğu bilinmeyen bir kadın: "Evet, ey Allah´ın Resulü" dedi. Diğerleri cevap vermedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) "Öyle ise sadaka verin" buyurdu. Bilâl elbisesini yayarak, "Babam, annem size feda olsun! Haydi gelin atın" dedi. Onlar da halkalarını, yüzüklerini Bilâl´in elbisesi içine atmaya başladılar." Müslim, Salâtü´l-İydeyn: 1
Bir Dua
Bismillahirrahmanirrahim “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine gark eyle! Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” (A’râf Suresi-151)
Hikmetli Söz
Mümin, neşesi yüzünde ve üzüntüsü kalbinde, göğsü en geniş, nefsi en hakir olandır. Büyüklenmeyi hoş karşılamaz şöhretten nefret eder. Üzüntüsü uzun, endişesi uzak suskunluğu çok, vakti doludur. Çok şükreden çok sabredendir. - Hz. Ali (r.a.)