Bismillahirrahmanirrahim Sübhan olan O (Allah) ki, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Peygamberini) bir gece Mescid-i Haram'dan, öyle ki çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya yürüttü. Hiç şüphesiz O, (hakkıyla) işitendir, görendir. İsrâ sûresi-1
Bir Hadis
Aşûrâ, Kureyş kabilesinin cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resûlullah (s.a.v.) de buna uygun hareket ediyordu. Medineye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretmişti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Aşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı. Buhari, Savm 69
Bir Dua
“Allah’ım! Sen, yardım istenilensin, dualar ancak sana ulaşır.
Duaları sen kabul edersin, güç ve kuvvet ancak Allah
ile birlikte vardır.” (Tirmizi, Deavât, 94)
Hikmetli Söz
ELHAMDÜLİLLAH
Büyük fıkıh âlimi ve Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife, ilmî faaliyetlerinin yanı sıra ticaretle de iştigal ederdi. Bir gün talebelerine ders verirken adamın biri telaşla yanına geldi ve “Ya İmam, gemin battı.” dedi. Ebu Hanife’nin ticari mallarını taşıyan gemiyi kast etmişti. O, bu habere: “Elhamdülillah” dedi. Adam çekip gitti ve tekrar yeni bir haberle çıkageldi: “Ya İmam, yanlışlık oldu, batan gemi senin değilmiş.” dedi. Bu habere de aynı cevabı verdi İmam ve: “Elhamdülillah” dedi. Haberi getiren adam hayrete düştü. Biri kötü
diğeri iyi, iki haber getirmişti ve büyük âlim Ebu Hanife ne sevinç ne de üzüntü alameti gösteriyordu. Şaşkınlıkla sordu: “Ya İmam, her iki habere de ‘Elhamdülillah’ dedin. Bu nasıl hamd etme böyle? İmam-ı Azam: “Sen gemin battı diye haber getirdiğinde kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah’a hamd ettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde, dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Bu hâli bana bahşettiği için de Allah’a şükrettim.”