Aşure gününün orucu hakkında İbni Abbas (r.a.) bize şu mâlumatı aktarır: «Rasulullah (s.a.v) Medineye hicret ettiğinde Yahudilerin Aşure gününde oruç tuttuklarını gördü ve Bu oruç nedir diye sordu. Kendisine şöyle cevap verildi: Bu gün iyi bir gündür. Allah Teâlâ bu günde Musa (a.s.) ile İsrailoğullarını düşmandan kurtarmıştır. Bu sebeple Musa (a.s.) bu günde oruç tutmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'de Ben Musaya sizden daha yakınım buyurdu ve bu günde oruç tutulmasını emretti. (Buhari, Savm 69; Müslim, Sıyam 127; Ebu Davud, Savm 63) Bu durum Ramazan orucu farz kılınıncaya kadar devam etti. Daha sonra ise Rasulü Ekrem (s.a.v) Aşure orucu mevzuunda insanları muhayyer (serbest) bıraktı. Bu gün Aşure günüdür. Bu günde oruç tutmak sizlere farz kılınmamıştır. Dileyen oruç tutsun, dileyen tutmasın. Buhari, Savm 69; Müslim, Sıyam 116; Muvatta, Sıyam 34
Bir Dua
`Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşatıp sardın, tevbe edenler ve senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru.`
`Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va`dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da. Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin.` - Melekler' in duası (Mumin Suresi 7-8)
Hikmetli Söz
Her kime şu beş
saadet verilmişse, tatlı
yaşayışın dizgini onun
eline bırakılmıştır:
1) Vücut sağlığı,
2) Güven,
3) Rızık genişliği,
4) Şefkatli ve vefalı
arkadaş,
5) Feragat duygusu. - Molla Camî